Küçük bir çocukken elimde şekillendirdiğim oyun hamurlarının, gün gelip hayatımı şekillendireceğini nerden bilebilirdim? Farklı sektörlerde, muhasebe-finans gibi alanlarda çalıştıktan sonra, şehir değişikliği ile çalışma hayatına bir süre ara vermek durumunda kaldım. Ve o günlerde kendime hep şu soruyu sordum: "Ne yapmak istiyorum?" Her seferinde aynı cevabı aldım. İzlemem gereken yol, her konuda doğruyu söylediğine inandığım kalbimin sesi ve çocukluk hayalim olan pastacılıktı.

Annemin kurduğu muhteşem ziyafet sofralarının bayrağını devralmak, hayallerime ulaşmak, bu yolda gerekli olan teknik bilgi ve beceriyi edinmek, yeni tatlar deneyimlemek için küçük mutfağımın duvarlarını aşmam gerektiğini biliyordum. Bunun üzerine yemek kitaplarının arasından başımı kaldırdıp, okul araştırmaya başladım. Dünyanın en iyi aşçılık okulları arasında gösterilen, köklü geçmişi ve geleneklerine olan bağlılığı ile Le Cordon Bleu ismi beni şiddetle cezbetti. Pasta-çikolata-ekmek eğitimi için yola çıktım ve ne mutlu bana ki yolun sonunu pastacılık diploması, üstün başarı ve madalya ile taçlandırdım. Tezgah başında not almak için duyduğum heyecanı, artık not almıyor olmama rağmen hala hissediyorum. Bu tutku ve heyecanın hiç bitmemesini diliyorum.  Şimdi yaptıklarımı paylaşma vakti..Dilerim herşey düşlediğim gibi gerçekleşir...

Bu yola adım attığım ilk günden itibaren yanımda olan, hayallerime ışık tutup bana inanan, bu yolculuğun herhangi bir noktasında, bu yola dahil olup elimden tutan, hevesimi, şevkimi, hızımı artıran sevdiklerim verdiğiniz her destek için minnettarım ve hayatımda olduğunuz için çok şanslıyım.

Dilek Kadıoğlu